Ana Sayfa Gezi Rehberi Ankara Tarihi Evleri ve Yemekleri ile Beypazarı Gezisi

Tarihi Evleri ve Yemekleri ile Beypazarı Gezisi

638
0
Paylaş

Beypazarı Gezisi

Yazdan kalma bir günde daha eş dost arkadaş toplandık hafta sonu meşhur Beypazarı gezisi yapalım dedik. Yazdan kalma dememe bakmayın gerçekten yaz ayında gezdik güzelim tarihi Beypazarı ilçesini. Daha önce yanından geçmişliğim vardı ama içinde hiç gezmemiştim.

Önceden yaylalarına dağlarına gittim. Bayıldım inanılmaz güzel yerlerdi. O kısmı başka bir yazımda anlatırım. Şimdi kuzenler, arkadaşlar ve ailem ile bir kaç saatlik kaçamak yaptığım şirin ve çalışkan Beypazarı nın merkezini anlatmak istiyorum.

İki araba çıktık yola. Hava çok güzel ve sıcak. Yaklaşık bir saatlik yoldan sonra ilçe ye giriş yaptık. Arabaları uygun bir yere bıraktık. Beypazarı nda meşhur olan şeylerden biri havuç. İlçenin girişinde kocaman bir havuç sizi karşılıyor. Sonrasında birbirine benzeyen binalar ve yapıların arasına dalı veriyorsunuz. İlk dikkatimi çekenlerden biri ise sokaklar çok temiz ve bakımlı.

Kalabalık sokak ve caddeler içerisinde herkesin bir işi gücü var. Teyzeler amcalar yöresel bir şeyler satmak için dükkanların içine çağırıyorlar. Bütün bir ilçe ticaret ile uğraşıyor sanki. Restoranlar, Beypazarı kurusu satanlar, Beypazarı baklavası satanlar, tarhana satanlar, havuç suyu satanlar, hediyelik eşya satanlar, semaverciler, toprak çanak çömlek satanlar, gümüşçüler çarşısı, pazar ve tarihi konakların bulunduğu Alaattin Sokak turistik ilçenin bir parçası.

İlginizi Çekebilir:  Tibet Budizmi, Rahipler ve Buda Dharma

Sokaklardan geçerek en tepeye doğru tırmandık. Çok güzel restore edilmiş evlerin arasından, bakımlı sokaklardan, tarihi yapıların içinden Hıdırlık Tepe ye doğru çıktık. Burası şehre gelenlerin ilk ziyaret ettiği bir yer. İlçenin her noktasını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Çok basamaklı uzun bir merdiven ile tepenin en üst noktasına tırmanıyorsunuz. Burada çay içebileceğiniz küçük bir kafe ve hediyelik eşyalar satan satıcılar var. Araba ile de çıkabiliyorsunuz ama yürüyerek çıkmak gezinin anlamını yerine getiriyor.

Tepede eski bir yapı daha var. Ahşap yapı çok güzel korunmuş ve belkide başka bir yerden buraya taşınmış. Hiç bir levha yada yazı olmadığı için fikir sahibi olamadık. Belki de şuan bir tabela vardır.

O kadar yukarıya çıktıktan sonra aşağıya inmesi bizi bayağı yordu. Sokaklara tekrar döndüğümüzde Beypazarı ilçesinin en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Yaşayan Müze yi ziyaret ettik. Çok güzel tarihi eşyaları gördükten sonra eşim ile birlikte müzenin içinde kurşun döktürdük. Amanın çok nazar varmış üzerimizde yumruk gibi toplandı kurşunlar.

İlginizi Çekebilir:  Mogan Gölünde Dost Meclisi Mangal Sefası

Yaşayan Müzede; orada bulunan eşyalar görmek için değil onları o atmosferde kullanmak için orada bulunuyor. Eskiden nasıl kullanılıyorlarsa yine aynı şekilde yaşayarak kullanıyorsunuz. Müzede bulunan geleneklerden biri ise Gölge Tiyatrosu. Kültürel kıyafetler giydiriyorlar size ve gölge tiyatrosunun sahne arkasına geçiyorsunuz. Ondan sonrası sizin kabiliyetine kalmış.

O kadar gezdik tozduk yine alışverişler ve kültürel turlardan sonra hem karnımızın acıkması hem de yorulduğumuz için yanımızda getirmiş olduğumuz pasta ve börekleri doğada yememiz gerektiğini düşündük. Şehir içine biraz uzak olan Karaşar Köyü yakınlarında bulunan küçük bir göle gittik. Burası çok güzeldi ve temiz bakımlı piknik alanları vardı. Bizde uygun bir yere yerleştik ve pikniğimizi yaptık doğa içinde. Her zaman yanımızda olan oltalarımızı da suya kavuşturduk ve gezimizin sonuna geldik.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here