Ana sayfa Balık Avı Rehberi Tatlısu Balıklarımız ve Balık Avı Teknikleri

Tatlısu Balıklarımız ve Balık Avı Teknikleri

530
1
PAYLAŞ

Tatlısu Balıklarımız ve Teknikleri

Et ve Balık Kurumu‘nun Ekim 1975 tarihinde yayınlamış olduğu “Balık ve ” dergisinde İbrahim Bilge‘nin yazısında denk geldiğimiz bir yazı. Gerçekten o zamanlar güzel araştırmalar ve yayınlar varmış. Keşke şimdi de böyle basılı dokümanlar olsa ne kadar faydalı olur. Akarsuları, gölleri ve gittikçe çoğalan barajlarıyla balık yatakları zengin, dört iklimi aynı anda yaşayan bir ülkede bulunuyoruz. Yurdun kuzeyinde ve doğusunda havaların soğuduğu aylarda bir amatör rahatlıkla batıda veya güneyde avlanabilir. Şimdi tatlı su ürünlerimizin bulunduğu suları bölge bölge ve hangi balık nerede nasıl yaşamaktadır birlikte inceleyelim. Önce bölgelere göz atalım daha sonra sırası ile balıkları görelim.

Marmara Bölgesi

Trakya da Meriç ve Ergene nehirleri, Anadolu cihetinde Sakarya, Büyük Melen, Küçük Melen nehirleri ve Riva deresi, Bursa çevresinde Nilüfer, Susurluk, Kirmasti ve Gönen suları ve daha birçok küçük sular belli başlı balık yataklarıdır. Bu sularda yayın balığından turna, sazan, kefal, yılan ve alabalığına kadar tüm tatlı su balıkları avlanabilir. Bölgede; İznik, Apolyont, Kuş cenneti (Manyas), Sapanca, Terkos, Büyük ve Küçük Çekmece gölleri ile Gala gölünde bütün balıkları bulmak mümkündür.

Ege Bölgesi

Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz çayı, Bakır çay ve daha birçok küçük sularda kefal, sazan, turna ve yılan balığı avlanır. Bafa ve Mermere gölleri bol balık verir. Köyceğiz gölü başlı başına bir av yeridir. Kemer ve Demir köprü barajları da balık verimleri çok barajlardır. Bölge yayın balığı ile meşhurdur. Bursa ve diğer yerlerdeki yüksek sularda alabalık vardır.

Akdeniz Bölgesi

Seyhan, Ceyhan, Göksu nehirleri bölgenin üç büyük suyudur. Bu üç nehirde bilhassa yayın ve sazan avlanır. Alanya, Manavgat, Finike’nin yüksek kısımlarındaki derelerde alabalıklar kaynaşır. Akdeniz bölgesinde pek çok göl vardır. Bunlardan Eğridir gölünde tatlı su levreği (sudak), Gölhisar, Söğüt, Salda, Kestel, Çorak golleriyle daha birçok küçük göllerde sazan ve kızılkanat pek boldur. Canlı yaşamayan Burdur gölünde de bir iki sene sonra İnci kefali yakalayabileceğiz.

Karadeniz Bölgesi

Bölgenin bütün akarsuları Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak, Kızılırmak, Çoruh’tan başka Rize çevresindeki derelerde sazan ve alabalık avlamak mümkündür. Bölgedeki göllerin çoğu lâgün göllerdir. Yılan balığı ve kefal çok avlanır.

Doğu Anadolu Bölgesi

Başta Fırat ve Murat nehirleri olmak üzere Bingöl dağlarındaki akarsularda ve daha birçok ince sularda sazan avlamak çok zevklidir. Nazik gölle Haçlı göldeki sazanlar 15-20 kilo gelir. Erzurum ve Kars çevresindeki göllerle akarsulardaki alabalıkların avcılığı amatörleri rahatlıkla oralara sürükleyebilir.

Güney Doğu Bölgesi

Dicle ve Fırat nehirlerindeki sazanlar çok iri balıklardır. Buralarda avcılık cazip değildir.

İç Anadolu Bölgesi

Bölgede akarsu, göl ve baraj boldur. Bu sularda yayından sazan balığına kadar bütün balıkları avlamak mümkündür. Hirfanlı ve Sarıyar barajlarının yayınları meşhurdur. Hasanlar, Kurtboğazı barajları ile diğer barajlar avlanmaya müsaittir. Bütün bölgelerdeki belirli akarsuların yanında öyle küçük sular vardır ki amatörler için Kızılırmak ve Sakarya’dan daha çok verimlidirler. Tatlısu balıklarına kullanılan av takımları deniz takımları gibi bol çeşitli değildir. Herhangi bir amatör klasik olta takımlarına yerine göre kendiliğinden bir şeyler ekleyebilirse başarı oranını artırmış olur. En birinci yem solucandır. Ekmek içi, çekirge, haşlanmış mısır, sırasında dut bile başarılı yemdir. Önemli olan bunları balığa yedirebilmektedir.

Sazan Balığı

Bütün sularımızda bulunur. Vücudu yuvarlak, başı küçüktür. Kalın dudaklı, küçük ağızlıdır. Bıyıklı ve bıyıksız olarak iki türü adlandırılır. Sırtı esmer yeşil, yanları sarılı yeşil, karnı kirli sarıdır. Diğer tatlı su balıklarına oranla karnı sarkıktır. Uzun ömürlü balıktır. 4-5 kilolukları çoktur. Fırat, Murat gibi sularımızda 20-25 kilolukları yakalanır. Sazan balığının çok çeşitleri vardır. Fakat amatörler sazanı, temiz sazan, sarı sazan diye ikiye ayırırlar. Geri tarafını aramazlar. Temiz sazan kumluk veya taşlık yerlerde yaşar, ince pulludur. Bu sebeple amatörler arasında çıplak diye anılır.

Eti daha az kılçıklıdır. Sarı sazan çamurlu ve batak yerlerde bulunur. Hem çamur kokar, hem çok kılçıklıdır. Balığın asıl yemi solucandır. Hamurdan et ve parça patatese kadar her şeyi yer. Obur hayvandır, bu sebeple avlanması kolaydır. Derin sularda şamandıralı olta, sığ sularda kısa bedenli, ince iskandilli bırakma olta ile yakalamak lâzımdır. Balık, göllerin derinliklerinde, ağaç gölgeliklerinde, su anaforlarının oluşturduğu durgun dönemeçlerde, derelerin kenar ve ortalarındaki büyük taşların akıntıya göre alt taraflarında bulunur. Sazanın genellikle tavası yapılır. Bunun için balığı bütün veya fileto çıkardıktan sonra baştan kuyruğa kadar enlemesine ve birer santim ara ile bıçaklamak lâzımdır. Bu şekilde balıktaki ince kılçıklar parçalanmış olur. İlârya veya gambot boyundaki sazanların buğulama ve haşlaması da güzel olur. Bu boydaki balıklar çok vakit kılçıksızdır.

Kızılkanat

Vücudu sazandan daha değerlidir. Pulları kalın ve iridir. Sazanın bütün huylarını taşır. Sazanın yaşadığı bütün sularda yaşar. Sırt, yan ve karın yüzgeçleri tatlı kırmızı renktedir. Balık ismini bu renklerden almıştır. Çok kılçıklıdır. Balık yakalamış olmak için tutulur. Başta solucan olmak üzere bütün böcek yemleri yer. Küçükleri canlı yem olarak turna avında kullanılır. Yemeği tavsiye edilmez. Köylüler balığı bir gün tuzda bırakarak kılçıklarının yumuşama veya biraz erimesini sağladıktan sonra yalnız tava yaparak yerler.

Tatlısu Kefali

Tatlı suların hareketli ve kurnaz balıklarındandır. Füzeyi andıran biçimli bir vücuda sahiptir. Sazandan ayırt edilişi kafasının büyük, burnunun yuvarlak, karnının daha az sarkık oluşu ve sazan gibi bıyıklı olmayışıdır. Sık ve iri pullu balıktır. Sırtı yeşilimsi mavi, yanları kirli gri, karnı temiz beyazdır. Balık sularda dönüşler yaptığı zaman bu beyazlık derinlerden bile fark edilir. Kefaller yaşadıkları sulara göre boylanırlar. Derin yataklı derelerle, göllerde çok iri kefaller yaşar. Kefal avcılığı derin derelerle göllerde şamandıralı oltalarla yapılır.

Sazan Balığı

Takım basittir. Şamandıranın altında 30-40 santimlik bedene donatılacak tek veya çift iğneli köstek yeterlidir. Takım muhakkak ince olmalıdır. Balığı sudan almak için kepçe şarttır. Balık çok ürkektir. En ufak bir hareketten şüphelenir. Her ne suretle olursa olsun amatör katiyen balığa gözükmemelidir. Yem seçer. Sun’i yemi ayırır. Solucan da geçerli olmakla beraber yem, çoklukla ekmek bazen de hamurdur. Suyun transparan olduğu zamanlar ekmeği olduğu gibi, sanki küçük bir kırıntı parçası imiş gibi iğneye takıp usulca suya bırakmalıdır. Sert atılırsa ekmek iğneden fırlar. Olta suya bırakıldığı zaman yemin etrafına bir kaç parça ekmek kırıntısı atmak avı kolaylaştırır. Kefalin haşlaması ve pilakisi güzel olur. Çorbası makbuldür. Fileto çıkarmak suretiyle tavası da yapılır.

Sudak (Tatlı su Levreği)

Başta Eğridir olmak üzere bazı gollerimizle Hirfanlı barajında çok avlanır. Dişli balıktır. Bilhassa iki yandaki iki korkunçtur. Vücuduna göre kafası iri burnu sivridir. Sırt yüzgeci çifttir ve sert dikenlidir. Kılçıksız balıktır. Haşlaması iyi olur. Daha çok fileto çıkarılarak tava yapılır.

Turna Balığı

Turnaya tatlı suların kaplanı denebilir. Açlık tokluk bilmez, her zaman saldırgandır. Av bulamadığı zamanlar kendi yavrularını bile yemekten çekinmez. Çok süratli hareket eder. Atıldığı avın kaçmasına imkan olmadığı gibi ağzından yemin kurtulması da mümkün değildir. Çenelerindeki kuvvetli dişlerden başka dilinin üzerinde ve üst damağında içeri dönük sert ve sivri pütürler vardır. Yakalanan av her kımıldayışta gırtlağa itilir. Vücudu yuvarlak ve uzundur. Karnı sarkıktır. Gözleri iri, başı ve ağzı büyüktür. Alt çene üst çeneden biraz uzundur, ördek gagasını andırır. Bu sebeple bazı çevrelerde (ördek balığı) diye de isimlenir.

Kuyruk geniş ve kuvvetlidir. Hızlılığı sebebiyle Adapazarı çevresinde turnanın bir adı da oklama’dır. Sırtından yanlarına doğru sarılı yeşilli hareler iner. Bu hareler bazen meneviş gibi balığı süsler. Karın kısmı kirli sarılı beyazdır. Marmara bölgesi, Ege bölgesi ve İç Anadolu bölgesinin hemen hemen bütün göl, dere, nehir ve barajlarında bolca yakalanır. Amatörce avcılığı kaşık, suni balık ve canlı yemle yapılır. Av şekilleri At-çek, sırtı çekme ve şamandıralı olta iledir. Hayvan dip sularında, kıyıya yakın kamışlar arasında bulunur. Kaşık, kıyıdan açığa veya sandaldan kıyıya atıp çekerek kullanılır. Sürütme, plâstik veya tahtadan yapılmış, balığa benzeyen mafsallı suni yemlerle yapılır. Çanlı yem balıkla avcılıkta, şamandıralı takım lâzımdır. Turnanın yemekleri çok çeşitlidir. Çorbası olur, tavası yapılır, haşlaması olur. Bilhassa haşlanan balığın kılçıklarından temizlendikten sonra bol yumurtalı hamura batırılarak yapılan tavası, beyin tavasını andırır. Haşlanmış sade etin üstüne sos dökülürse enfes bir yemek olur.

Alabalık

Tatlısuların temiz ve asil balığıdır. Çok temiz ve soğuk sularda yaşar. Yüksek krater gölleriyle yayla derelerinde bulunur. Deniz alası, dağ alası ve göl alası olmak üzere üç türü vardır. Deniz alası, yurdumuzda Rize ve Trabzon çevresindeki bir çok sularda vardır. Buralarda 10-15 kilolukları yakalanır. Deniz alalarının kulak üstlerinden kuyruk radyüslerine kadar olan kısmında mavi ve kırmızı çok sık yıldızcıklar bulunur. Dağ alası, çok çevik ve çok kurnaz bir hayvandır. Yumurta bırakma zamanları büyük bir azimle yaşadığı suların en yüksek kollarına tırmanır ve ancak burada yumurtlar. Dağ alasının yıldızcıkları daha seyrektir. Göl alası, diğer alalara benzer. Yalnız sırtında ve yanlarında yıldızcıklar yerine mercimek büyüklüğünde kahverengi benekler vardır.

Alabalık yaşadığı sularda başka canlıya hayat hakkı tanımaz. Dişli balıktır, sert hareketlidir. Balığın en belirli özelliği sırtının kuyruğuna yakın yerinde bir yağ yüzgecinin bulunmasıdır. Alabalık avcılığı, solucan, çekirge, böcek ve yalancı yemlerle yapılır. Çok sevdiği yemlerden biri de sinektir. Suni yem, genellikle meps denen ve kendi etrafında dönen kelebek gibi iki gramlık bir demir parçasıdır. Küçük sularda avlanmak için dereden yukarı çıkmak lâzımdır. Aksi halde hayvan tehlikeyi sezer ve saklanır. Munzur nehri, İyidere, İkizdere gibi geniş sularda diz boyu sulara girip mepsi yukarı ve sağa sola atıp çekmek suretiyle balık avlanır. Anadolunun birçok yerinde bilhassa Erzurum, Sivas, Bingöl çevresindeki köylerde alabalığın bir adı da (İllâç) balıktır. Alabalığın birçok hastalıklara iyi geldiği (kırık ve kemik kireçlenmeleri) söylenir. Balık nefis bir ete sahip ve tamamen kılçıksızdır. Tavası, haşlaması, pilâkisi hatta bir değneğe sokularak ateşte cızbızı bile yapılır. Ne şekilde olursa olsun muhakkak tereyağı kullanılmalıdır.

Yayın Balığı

Tatlı suların en büyük balığıdır. Çamurlu nehirlerin batak sularında yaşar. Başı büyük, ağzı geniştir. Balığın vücudunun yarısı üstten basık, kuyruğa doğru diğer yarısı yandan basıktır. Rengi kirli koyu yeşil, karnı kirli beyazdır. Pulsuz ve kaygan bir vücuda sahiptir. Terkos, İznik, Sapanca, Gala gölleriyle Sarıyar, Hirfanlı barajlarında, Meriç, Sakarya, Büyük ve Küçük Melen suları, Kızılırmak, Nilüfer çayı ve daha birçok akarsularımızda bulunur. Uzun ömürlü ve ağır balıktır. Sakarya nehrinde 200 kiloluğu çok yakalanmıştır. Genellikle 25-50 kilolukları yakalanır. Avlanma usulü yalnız yemlidir.

Genellikle bir kaç iri solucanın takıldığı bırakma oltalarla çalışılır. Ayrıca av yerindeki balıkların büyüklüğüne göre, Vinter ağı denen ve bir kaç kasnak üzerine gerilerek meydana getirilen (uçak hava yönü göstericisi gibi) bir ağın suyun kanal yerine bırakılması ile avlanılır. İğnenin çok sağlam olması lâzımdır. Balığın kuvvetli dudakları iğneyi açabilir. Yayın gece balığıdır. Avcılık hava karardıktan sabah gün ağarıncaya kadar yapılır. Gündüz balık kendini çamurlara gömerek avlandığı için avcılık çok zordur. Hayvan karanlıkta dolaşır. Balığın üst çenesinde iki büyük anten, alt çenesinde iki küçük bıyık vardır. Uzun antenler sudaki hareketleri ve teması, kısa antenler de zemindeki titreşimleri balığa bildirir. Yayın balığının eti çok lezzetli ve lop ettir. Büyük parçalar halinde kesilerek tavası, haşlaması olur. Yağsız kısımları küçük parçalara kesilerek şiş bile yapılır.

Tatlısu Hanisi

Tatlı suların izmariti gibi bir balıktır. Derelerdeki göletlerin dip kısımlarında bulunur. Deniz hanisi gibi sırtından karnına doğru hareler iner. Başı vücuduna göre iri ve küttür. Boyları 15 santimi pek geçmez. Küçük iğneli basit takımlarla avlanır. Yemi solucandır. Eti az kılçıklı ve lezzetlidir. Tavası yapılır.

Gökçe Balık

Derelerin büyük birikinti sulara ve göllere döküldüğü ağızlarda bulunur. İrileri olmakla beraber esasında hamsi boyunda bir balıktır. Pul ve kılçık bakımından sardalya ya benzer. Piştiği zaman eti kılçığından ayrılır. Fındık şamandıra ile donatılmış çok ince takımla tutulur. İğne sinek iğnedir. Yem küçücük solucandır. Hayvan yemi ağzına alarak gezinir. Şamandırayı suya çekmez, hafifçe sürükler. Çalınmak lâzımdır. İrilerinin buğulaması, normal boydakilerin kuyrukları bir araya getirilerek hamsi gibi tavası yapılır.

Yılan Balığı

Pişirilmesi bilinirse eti çok lezzetli bir balıktır. Bir yılana benzemesi ve ismi halka kendini sevdirmemiştir. Lâgün göllerle derelerin denize olan ağızlarında hatta biraz içerilerde sazlıklar arasında bulunur. Avcılığı genellikle geceleri yapılır. Olta takımı şamandıralı serbest bedendir. Yem gene solucandır. Balık yeme birden atlar ve yutar. Çok zaman iğne boğazından içeride takılır. İğneyi çıkarmaya imkân yoktur. Bedeni koparıp balığı ağ torbaya atmak lâzımdır. Amatör, balığa çıkmadan evvel 5-10 tane beden hazırlamalıdır. Aksi halde gece karanlığında takım yapmaya imkân yoktur. Yılan balığının fümesi çok makbuldür. Meraklılar, etteki yağları ateşte erittikten sonra yaptıkları ızgarayı iştahla yerler.

Son Söz!

İç sularımızdaki balıklar, dünya amatörlerinin dikkatini çeken çeşitli ve değerli mahlûklardır. Yayın, alabalık ve turna balıkları yabancı balık amatörlerini sık sık yurdumuza çekmektedir. Bundan başka son yıllarda gittikçe çoğalan yerli balık amatörleri de bir iç turizme yol açmaktadırlar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here