Ana Sayfa Kamp Rehberi Kamp Yerleri Yıldırım Kamping – Tekirova

Yıldırım Kamping – Tekirova

121
0

Tekirova’da Beş Günlük

Ailem ile birlikte geçen yıl yaptığımız gibi bu sene yine Tekirova’da de çadır kampı yapma kararı aldık. Önceki tatilimiz çok keyifli geçtiği için tadı damağımızda kalmıştı hepimizin. Ancak bu yıl bir kişi fazla olarak eşimin erkek kardeşi de bizimle birlikte geldi.

Tekirova bize göre Kemer ilçesinin en sakin ve en güzel beldesi. Kalabalık değil ve sahil kısmı daha temiz. Çevrede gezebileceğiniz yada görebileceğiniz bir çok nokta bulunmakta.

Geçen yıl hemen halk plajının yanında orman içinde bulunan yerini internet üzerinden ve tavsiye yolu ile bulmuştuk. Bir hafta doya doya orman kampı tatili yapmıştık ve aile olarak çok rahat etmiştik. Düzenli, temiz ve güvenli olması bizi fazlaca mennun etmişti.

Bu yıl yine aynı yerde çadır kampı yapmaya karar verdik. Eşyalarımızı, malzemelerimizi ve kendimizi hazırlayarak yola çıktık.

Yola Çıkıyoruz, Tatil Başlasın

Planımız gece ’dan yola çıkacağız ve sabah ilk olarak Pamukkale gezilecek, öğleden sonrada yerine ulaşılıp yerleşilecek. Planımızı aynen uyguladık ve Denizli üzerinden ’ya geçtik.

Pamukkale gezimiz ile ilgili ayrı bir yazı yazacağım için şimdi fazla detaya girmek istemiyorum.

Yıldırım

Kamp yerine ulaştığımda henüz hava kararmamıştı ve gündüz gözü ile çadırımızı kuracağımız yeri belirledik. Geçen yıl çadır kurduğumuz tarafta uygun güzel ve ayak altında olmayan bir yere yerleşmeye başladık.

Yerleşmeye başladığımızda hava kararmıştı

Geçen yıl ki kampımız bayram tatiline denk geldiği için kalabalıktı ve her ihtimale karşı masamı sandalyemi yanımda götürmüştüm. Bu sefere daha sakin olduğu için hiç birini kullanmama gerek kalmadı. Kamp yerinde fazlaca bulunan masa sandalyelerden güzel bir düzen kurarak onları kullandım. Kendi malzemelerimi boşuna yanımda getirmiş oldum.

İlginizi Çekebilir:  Batı Karadeniz Kamp Alanları

Bu sefer bir kişi fazla olduğumuz için her zaman kullandığım küçük çadırımı değil de babamın bir yerde indirimde görüp aldığı yedi kişilik çadırı kurdum. Bu çadırı ilk defa ben kullanacağım için paketini dahi ilk ben açtım.

Büyük çadır çok kullanışlı oluyor. Bu çadırın kurulumu da çok kolay oldu. Yaklaşık on dakika içinde çadır kurulumunu yaptım ve içine bir adet iki kişilik şişme yatak ve bir adet tek kişilik şişme yatak yerleştirdim. İki yatak arasında geniş bir alan kaldı ve o kısma iki kat mat üstüne battaniye ve onun da üzerine yerleştirerek kendime yatak hazırladım.

Dört kişilik yatak dışında malzemelerimizi de koyabileceğimiz geniş bir alan kalması bayağı iyi oldu. İçeride rahat hareket imkanı sağlaması ayakta normal şekilde durabilmemiz artı avantaj olarak karşımıza çıktı.

Sabah güneşim

Yıldırım Kamping de ister kendi çadırın ile kamp kurabilir isterseniz de kiralık çadır ayarlayarak güzel ve konforlu bir çadır kampı yapabilirsiniz.

Günler Nasıl Geçti?

Sabahları ben çok erken uyanırım. Uyanınca elimi yüzümü yıkadıktan sonra evde olduğu gibi kahvaltı hazırlama telaşına düştüm. Kamp olayında sabah kahvaltıları genelde basit yiyecekler ile geçiştirilir.

Genelde omlet gibi peynir-zeytin gibi basit bir kahvaltılık hazırlansa da kahvaltı masası dolu dolu oluyor her zaman. Sabah orman içinde kuş cıvıltıları ile uyanmak insana büyük enerji kaynağı oluyor. Kızımın uyandığında ki yüz ifadesi bunu anlatan güzel şeydi.

İlginizi Çekebilir:  Shimano Aldebaran Olta Makinası

Kahvaltıdan hemen sonra ise yaklaşık yirmi metre mesafedeki plaja kendimizi atıyorduk.

Yıldırım Kamping ve Plaj

Tekirova’daki halk plajı uzun ve geniş bir plaj. Plaj kumsal ancak deniz içi tamamen taş. Taşlar biraz ayağımın altını acıtsa da denizin temiz ve berrak oluşu cezbediyor insanı.

Balık Avı Bir Tutkudur

İlk defa geçen yıl kendim için aldığım şnorkel takımı ile yüzerken aşağıda dolaşan çeşit çeşit balıkları hayranlıkla izlemiştim. Gerçi avlanılacak balıklar değiller ama yoğun oldukları noktalara atmak için planlar yaptım sürekli.

Gezgin Avcı Balık Peşinde

Bir kaç saat yüzdükten sonra hemen kamping alanının girişinde bulunan duş yerinde duşumuzu alıyor öğlen yemeği için çadırımızın yanına gidiyorduk.

Poşet çorba pratik oluyor her zaman. Basitçe hazırlayıp yanında güzel bir salata ve karpuz bizi akşam kadar tok tutmaya yetiyordu.

Yemekten sonra ise çevrede bulunan görülmesi gereken yerlere önceden planlanmış şekilde gidiyor geziyorduk. Olympos, Phaselis, Adrasan ve Demre gibi bir çok görülmesi gereken yere yakın olması işimizi kolaylaştırıyordum.

Karşıda Olympos görülebiliyor

Buralara yapmış olduğumuz ziyaretler ile ilgili yazılarımı daha sonra yayınlayacağım.

Akşam yemeğinden önce genelde normal banyoyu kullanıyorduk. Sıcak su ile günün bütün kirlerinden arınmamızı sağlıyordu çünkü.

Banyo faslının hemen ardından ise akşam yemeği için hazırlıklar yapıyorduk. Genelde mangallık bir şeyler oluyordu tabi. Porsiyonluk balık yakalayabilsek iyi olurdu ama olmayınca olmuyor tabi.

Bulaşık yıkama yerleri

Mangal etlerini ise benim kendi özel yöntemlerim ile marine ediyordum genelde. Öyle hazır soslu et hiç bir zaman almam zaten.

Etleri Marine Nasıl Ettim?

Önce etlerin hepsini derin bir kaba koydum. Etlerin her tarafına ellerim ile önce tuz sonra da çok hafif kekik ve pul biber uyguladım. Önceden doğradım bir adet küçük boy kuru soğanı ilave ettim. Sonra üzerine yaklaşık üç yemek kaşığı yoğurt koydum ve hepsini iyice karıştırdım. En son üzerinden hafifçe sıvı yağ ile geçtim. Kabın üzerini kapattıktan sonra bir saat kadar bu şekilde bekleterek biraz suyunu bırakmasını sağladım.

Bir kaç saat sohbet muhabbetten sonra hepimiz uyku için çadırımıza giriyor günü yorgunluğunu atıyorduk.

İlginizi Çekebilir:  Amatör Balıkçılık Nedir?
Boş vakitlerinde oyun oynadılar hep

Kamp Bitti Dönüyoruz

Kamp tatilinin hemen ardından yaptığımız plana göre Antalya şehir merkezinde bulunan ne uğrayacaktık.

Sabah erkenden kalktık ve en zor iş olan eşyaların araca yerleştirilmesi işine giriştim ben.

Ben eşyalar ile uğraşırken eşim ve kızım bu arada son kez denize girmek istediler. Kayın biraderim Kristian güneş yanıkları ile uğraştığı için sadece yanımda oturuyordu bazen ise komşuların daveti ile onların masalarına misafir oluyordu.

Komşu çadır ziyaretleri

Çadır kamplarının en güzel tarafı diğer komşu çadırlar ile bir dayanışma içinde oluyorsunuz her zaman. Çadırınızın yanından ayrıldığınız vakit gözünüz arkada kalmıyor hiç bir zaman.

Ben bütün eşyaları ince ince arabanın bagajına yerleştirdiğimde 2 saat geçmişti. Çocuklarda denizden döndüler o arada. Duşlarını aldılar ve komşu çadırda içilen son demleme çaydan sonra helalleşerek yola çıktık.

Havanın çok sıcak olması ve araba yolculuğu bizi fazlaca bunaltıyordu. Yaklaşık 50km mesafede ki Antalya müzesini de bir kaç saate gezdik ve artık Ankara yoluna çıktık.

Araba sürerken kendimi fazla zorlamadığım için gece yarısında evimize ulaşabildik.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here